Tevfik İzmirli – WikiLeaks IV – Birisi ‘The New York Times’dan, diğeri ‘The Guardian’dan, iki yazıyı sevabına tercüme ettim.. TV ekranlarından ezbere ahkam kesen bazı profesörlerle emekli büyükelçiler belki faydalanırlar diye..” Önce The New York Times’ın yazısı..

Merhabalar,

WikiLeaks belgeleri 28 Kasım, 2010 Pazar günü, bizim saatimizle akşam vaktinde ortalığa döküldüğünde, bu belgelerin dünyaya sadece beş yayın organı üzerinden açıldığı anlaşıldı.

Bunlar Amerika’da ‘The New York Times’, ‘İngiltere’de The Guardian’, Almanya’da ‘Der Spiegel’, Fransa’da ‘Le Monde’ ve ‘İspanya’da El Pais’ idiler..

Ben bunların ilk üçünü takip edebildim. Bunların WEB Sitelerine girildiğinde, belgeleri yayınlamaya başlarken, okuyucularına kendi konumlarını, tutumlarını belirten birer ‘Editörün Sözü’ kıvamında yazı yayınladıkları hemen görülüyordu. Hatta bu yazıları hala görünür yerlerde muhafaza ediyorlar.

Bunların iki tanesini ‘serbest tercüme’ ile aşağıya alıyorum.

Kolaylık olması bakımından, kritik olmayan bir iki cümleyi ‘…..’ şeklinde göstererek atladım.

Şu iki yazı Türkiye’de yayımlanmış olsaydı, TV ve gazetelerde bilirkişi edası ile yapılan yüz açıklamanın ellisinin bilgisizlikten kaynaklandığı ortaya çıkardı.

Yorumu, yazıları okuyacak olanlara bırakıyorum:

The New York Times

28 Kasım, 2010

Bill Keller, Executive Editor of The New York Times

Okuyucuya Not – Diplomatik Belgeleri Yayımlama Kararımız..

Bugün ve gelecek günlerde yayımlayacağımız yazılar/haberler (articles), sahadan (field), Washington’daki kıdemli politika yapıcıların değerlendirmesine sunulmuş, ABD’nin büyükelçilik telgraflarına dayanmaktadır.

The New York Times ve Avrupa’dan bir kaç tane daha yayın organına, bu belgelere ulaşma imkanı haftalar öncesinden tanınmış ve bu gazeteler belgeleri ve bunlara dayanan haberleri Pazar gününden itibaren eş zamanlı olarak yayınlamayı kabul etmişlerdi. The New York Times olarak, belgelerin Amerikan diplomasisinin amaçlarını, başarılarını, uzlaşmalarını, boşuna didinmelerini, hayal kırıklıklarını, başka hiçbir kaynağın yapamayacağı şekilde aydınlatarak, kamu yararına önemli bir şekilde hizmet ettiğine inanıyoruz.

Malzemenin Kaynağı
Belgeler, ki bunlar, Dışişleri Bakanlığı ile dünya üzerindeki 270’den fazla Amerikan dlplomatik misyonu arasındaki günlük yazışmaları içeren yaklaşık 250,000 civarında telgraftır, gazetemize kimliğinin gizli tutulmasını talep eden bir şahıs tarafından iletilmiştir. Bunlar, WikiLeaks adındaki, resmi sırları açıklamayı gaye edilmiş bir kuruluş tarafından, iddia edildiğine göre, kara kuvvetlerinin, bir güvenlik zafiyetinden faydalanan, düşük rütbeli ve açıkgöz (disenchanted) bir analistinden edinilmiştir. WikiLeaks, Pazar gününden başlayarak bu arşivi kendi web sitesi üzerinden bölümler halinde ve her bölüm bir ülkeye ya da bir başlığa ait olacak şekilde yayınlama niyetindedir. Yayına başlamanın saati haricinde, malzeme bize koşulsuz olarak teslim edilmiştir. Belgelere sahip olan her haber kuruluşu bu telgraflar hakkında nasıl bir yayın yapacağını bağımsız olarak tesbit edecektir.

Gizli Belgelerin Haberleştirilmesi
Telgrafların 11,000 tanesi ‘gizli’ (secret) işaretlidir. 9,000 kadarı ‘yabancıya kapalı’ (noforn) ………., 4,000 kadarı ‘gizli ve yabancıya kapalı’ (secret/noforn) dır. Geri kalanları, ya daha düşük bir gizlilikifade eden ‘mahrem’ (confidential) ya da gizlilik derecesi bulunmayan belgelerdir. Çoğunluğu, en azından yakın gelecekte kamuya açılması düşünülmeyen belgelerdir.

The New York Times, gerek basılı nüshasında gerekse web sitesinde yayınlayacağı haber, makale ve yardımcı malzemelerde, gizli muhbirleri ve milli güvenliği tehlikeye düşürebilecek belgeleri hariç tutmaya özen gösterecektir. Gazetemizin yapacağı düzenlemeler (redactions), onların da yayınlayacakları belgelerde aynı düzenlemeleri yapmaları ümidiyle, gerek diğer haber kuruluşları, gerekse WikiLeaks ile de paylaşılmıştır.

Gazetemiz, kendi düzenlemelerimizden sonra, yayımlamayı planladığı telgrafları Obama yönetiminin yetkililerine göndermiş ve kendilerini, bu telgrafların, resmi görüş açısından, milli güvenliği tehlikeye düşürebilecek bilgi içerip içermediklerini bildirmeye davet etmiştir. Yetkililer, telgrafları inceledikten sonra, resmi belgelerin bu şekilde yayımlanmasını kınamaya (condemn) ilave olarak, ilave düzenleme önerisinde bulunmuşlardır. The Times, bu önerilerin bazılarını kabul, bazılarını red etmiştir. The Times, Amerikan hükümetinin kaygılarını hem diğer haber kuruluşlarına, hem de hükümet yetkililerinin talebi ile WikiLeaks’e iletmektedir. The Times, web sitesinde, Amerikan dış politikasının değişik yönlerine ışık tutacak – kimi düzenlenmiş (edited) kimi el değmemiş – toplam 100 adet telgrafın metnini yayınlamayı planlamıştır.

Gizli belgeler ile çalışmak kolay, hafife alınabilir bir iş değil. Yayımcılar, gizli belgelerin kamunun aydınlanmasına yapacağı katkı ile milli menfaatlere verebileceği potansiyel zararı dengelemeye çalışırlar. Genel kural olarak, gizli haber kaynaklarını misillemelere maruz bırakacak ya da savaş sırasında düşmanların işine yarayabilecek operasyonel istihbarat değeri taşıyan belgeleri yayımlamayız. Teröristleri tehlikeli silah malzemelerine ulaştırabilecek, hasım ülkelere yönelik istihbarat çalışmalarını zayıflatabilecek veya düşmanın işine yarayabilecek Amerikan silahlarının kapasiteleri hakkındaki bilgileri kesip çıkarırız (excise).

Diğer yandan, bazı içten ve samimi ifadeleri de, sadece bir takım diplomatları mahcup duruma düşürebilirler, ya da bir takım diplomatik tartışmalara sebep olabilirler gibi endişeler ile sansürlemeye pek de yatkın değilizdir.

Hükümet yetkilileri, bazen, Amerikan diplomatlarının yabancı meslektaşları ile yaptıkları gizli görüşmeleri içeren belgelerin yayımlanmasının, diğer devletleri, ABD ile terörizmle mücadele ve diğer hayati faaliyetlerde yapacakları işbirliğinde daha çekingen davranmaya sevk ederek, milli güvenliği tehdit edeceğini ifade ederler ki, bu gizli belgeler konusunda da bu olmuştur.

Bir Analiz
Şüphesiz ki, bu belgelerin büyük kısmı, The New York Times’ın kararı ne olursa olsun kamuya açık hale gelecektir. WikiLeaks, gizli telgraf arşivin tamamını en azından dört Avrupalı basın organı ile daha paylaşmış ve ülkelere özel belgeleri de birçok diğer haber kuruluşuna söz vermiş durumdadır. En sonunda da hazinesinin (trove) tamamını açık bir şekilde kendi web sitesine koymayı planladığını söylemiştir. Bu cins bir bilgi kamuya açık hale geldiğinde, The New York Times’ın böyle bir malzemeyi görmezden gelmesi, kendi okurlarının dikkatli habercilik ve derinlemesine analiz haklarını inkar etmesi anlamına gelir.

Ancak, bu belgeleri yayımlamanın daha önemli bir sebebi, bu telgrafların, hükümetin ülkeye can ve para maliyeti olan en büyük kararları nasıl aldığını cilası kazınmış bir şekilde göstermekte olmalarıdır. Amerika’nın dostluğunun ve bazen dış yardımının alan tarafında olan bazı müttefiklerimizin motivasyonlarına, bazı durumlarda iki yüzlülüklerine ışık düşürüyorlar. Belgelerin, yürümekte olan iki harbi ve Amerika’nın askeri faaliyetlerini arttırdığı Pakistan ve Yemen gibi ülkeleri çevreleyen diplomasiyi aydınlattığını görüyoruz.

Bu tip gizli belgeleri resmi itirazlara rağmen yayımlamak ne kadar göz korkutucu bir iş ise, Amerikalıların kendi namlarına neler yapıldığını bilme hakları olmadığı sonucuna varmak da o kadar küstahçadır.

Önümüzdeki günlerde, editör ve habercilerimiz okuyucularımızın bu yayım hakkındaki sorularına cevap vermeye hazır olacaklardır. Sorularınızı askthetimes@nytimes.com’ adresine bekliyoruz.

http://www.nytimes.com/2010/11/29/world/29editornote.html?_r=1

The Guardian yazısı takip edecek…

Also read...

Comments are closed.